PERLAA * YA HOSGELDINIZ

Ana Sayfa Profilim Arşiv


Hakkımda



Kategorilerim



Yazılarım

bebek yelegi
Cildi Canlandıran 20 Öneri
Şişmanlığın 8 gizli nedeni‏
Kısa boyluysanız
sarı beyaz bebek yelegi
Vücut tipinizi bilin, iyi görünün
Giysileriniz İçin Pratik İpuçları
Makyaji severek yapın


Arkadaslarım

melissa2
hobilerimveben
yumak
pastaland
lalecik
umudum
sudece
mamila
şengül karsak
gulumseyisim
deryadanlezzetler
muratbarut
smiy
june25
cedene
diyalogyemekleri
yesimmutfakta
evininhanimi
malihaber
mutfaktayim
Erkan Acurol
mutfaktayolculuk
disal
tarcinkokusu
dortmevsim
esen barkan(MERSİN)
lizgem
jojo1
hunerliannem
guldefne
orgubulteni
songulacikgoz
pembelila
benimorgulerim
sofraozlemi
Hulya Ozadali
yermisinyemezmisin
baharkonagi
qurabiye
mohan
siyahincimm
turuncumutfak
elmasekerii
annemmutfaktatv
hilalalperen
lezzetdamlasi
nagork
sencansen
yenitadlar
dantelistan
cillikalakay
gulumasli
bebekorgusu
bobble
yesildomates
denizaslani
mutfaksaatim
cemilekaran
hulela
hilaldemirci
yuksektopuklar
busecegunler
mutlulukdefteri
smmayy
inthekitchen
maharetler
begonviller
100de100
cocukorgusu
umurumda
pruvacatering
gumuskasik
Emel DÜNDAR
hilaldemirci2
orguisi
scorpi172
hulelayemek
googlereklamgeliri
dogayageridonus


Bağlantılarım

* UGURBOCEGI HOBI BLOG FORUM


Zıyaretcıdefterım




Bannerim

perlaa



Dostsıteler

gulumseyisim

Bloglar Alemi - El Sanatları Blogları ipekyolu'nun Mekani almulaca gulumseyisim pembelila seraplaherseyyy-songulacıkgoz mamila ikibin6 Photobucket - Video and Image Hosting Blogcu Kizlarin Mekani Stuff gulumseyisim SUREYYAM Ayça fiskos banner SERAPARDA OUR BEAUTIFUL HOUSE&GARDEN yamali isilisiltat mutfaktabirimivar hobilerimveben GULTEN Image Hosted by ImageShack.us simayhobi fiskos banner dilekmine


Eglence







align="middle" height="250" width="200">





























PERLAFOOD TIKLAYINIZ=))
<

bebek yelegi


Tarih: 14:57, 24/3/2008
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

Cildi Canlandıran 20 Öneri

Canlı ve parlak cilde sahip olmak zor değil ancak biraz emek ister. İşte mükemmel cilt için 20 öneri..


1-Genel yüz temizliğinde kullanılan maskelerden peeling etkisen sahip olanlar, bu sayede ölü hücreleri ortadan kaldırarak, derinlemesine temizlik sağlıyor.

2- Yüzünüzü tazikli su ile yıkayın. Bu şekilde yapılacak duş, ofislerin yol açtığı cilt stresinizi azaltır.

3- Artık cilt bakım ürünlerinde de rastlayabildiğimiz C vitamini, kan dolaşımını ve kolajen üretimini hareketlendirdiğinden, bu tip ürünleri tercih edin.

4- Ayaklarınız parmak uçları, yüzünüze sinyal gönderir. Alnınızda oluşacak kırışıklıkları önlemek için ayak parmaklarınız üst kısmına düzenli aralıklarla sertçe bastırın.

5- Cildinizi nemlendirin. Yeni çıkan bir çok nemlendirici gün boyu etkiye sahip. Proteinli ve bitki özlü olanlar ise cildi aktif hale getirip üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturmasını sağlıyor.

6- Yüzünüzü haftada iki defa kremleyerek 5 dakikalık masaj uygulayın. Bunun için, parmaklarınızı kullanarak oval hareketlerle çeneden yanaklara, alnın ortasından dışa doğru, burun yanlarından alnın ortasına doğru inip çıkarak masaj yapın. Ağzınızın çevresini, yukarı doğru hareketlerle ovun.

7- Gece saat 1'den önce güzellik uykusuna yatmayı ihmal etmeyin. Bedenimiz özellikle ilk uyku saatlerinden gece yarısına doğru büyüme hormonları üretir. Bu hormonlar ise hücre yenilenmesini hareketlendirir.

8- Kremlerin içindeki enzimlerin faydalarını biliyor musunuz? Biyo teknolojik yöntemler taklit edilerek üretilen minik protein molekülleri, ileri yaşta, insanların cildindeki dolaşım sistemini aktif hale getirip ciltleri koruyucu hücreleri güçlendirir.

9- Koku kompresleri cilt ve duyuları canlandırır. Dörder damla limon ve selvi ağacı özünü ve iki damla ardıç yağını, iki litre kaynar su içine koyun. Özel yüz havlunuzu bu karışımın içine daldırın ve yüzünüze ölçün.

10- E vitaminin bulunduğu kremler hücrelerin gerilimini azaltır. Ultroviyole ışınlarının, atık gazların, nikotinin oluşturduğu saldırgan serbest radikaller cildin zamanından önce yaşlanmasına neden olur. E vitamin cildi bu zararlı etkenlerden koruyup nemlendirir.

11- Yanaklarınız derisini gerginleştirmek için jimnastik yapmalısınız. Bunun için ağzınızı kapatın, yanaklarınızı içeri doğru çektikten sonra, ellerinizin yardımı ile yavaş yavaş gerin.

12- Patates masajı cildi tazeler ve dinlendirir. Öncelikle çiğ patates dilimlerini 10 dakika buzdolabında bekletin. Cilt temizliğinizi yaptıktan sonra, soğumuş patates dilimleriyle yüzünüze masaj yapın. 15 dakika boyunca patatesi, suyunun cildinize etki etmesini bekledikten sonra yüzünüzü yıkayın.

13- Duru, yumuşak bir ten için AHA komplekslerine başvurmak bir zorunluluk. Bu isimle tanınan meyve asitleri, cilt hücrelerinin yenilenmesini sağlarken, tahriş de etmiyor. Ayrıca besleyici yağlar da içeriyor.

14- Kolajen tabakasını harekete geçirecek bir içecek hazırlamaya ne dersiniz? Bunun için 250 gr domates, 2 şeftli, kabuğu soyulmuş yarım limon ve bir havucu katı meyve presine koyun, bir damla zeytinyağı ve bir miktar iyot tuzu ekleyin ve karıştırın.

15- "Şikaku" baskısı herhalde birçoğunuzun yabancı olduğu bir kelime. Bu basit egzersiz gergin yüz kaslarını yumuşatmaya yarıyor. Söz konusu baskının uygulanacağı enerji merkezi, gözbebeğinin hizasında, gözaltlarındaki kemikler üzerindedir. Bu bölgeye, en az 5 saniye süresince, parmaklarınızla bastırın.

16- Güzellik kapsülleri cildi bütünüyle beslemese de, işlevini içeriden yürüten bir hücre yenileyicisi olarak görev yapıyor. Vitaminler, nemlediriciler ve doğal maskelerle cildin esnekliğini sağlayabilirsiniz.

17- Oksijen maskesi, bir çeşit expres lifting görevi görür. Bu uygulamayla, hücrelerin oksijen alımı 10 dakika içinde yoğunlaşır. Sonuç olarak, cilt olabildiğince taze ve sağlıklı bir görünüme kavuşur.

18- Lipozom maskeleri besleyicidir. Aynı zamanda, cildin alt tabakalarına da nüfuz ettiklerinden, etkilerini uzun vadede gösterirler.

19- Turuncu ışık, hücreleri canlandırır, mavi oksijen alımını artırır, sarı cildi ölü hücrelerden arındırır ve yeşil kuproza karşı etkilidir. Renkli ışık tedavisini ancak güzellik merkezlerinde bulabilirsiniz.

20- Ampuller ve yenileyici kapsüllerle yapılacak yoğun bir kür, kışı sert koşullarına karşı cildin dirençli olmasını sağlayacaktır. 4 hafta boyunca yüzünüzü kremlemeden evvel sürün.

Alıntı...

Tarih: 13:36, 19/3/2008 Kategori: guzellik makyaj
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Şişmanlığın 8 gizli nedeni‏

Hareketsiz yaşam şişmanlığın en büyük sorumlusu. Ancak uzmanlar, şişmanlığa yol açan yeni faktörlerden söz ediyor

Bugüne kadar hesap basitti: Çok fazla yemek ve az hareket etmek kocaman bir göbek demekti. Ancak bu bilgiyi küçücük çocukların bile bilmesine rağmen değişen bir şey olmadı. Dünyada genel olarak baktığımızda obezite azalmıyor tersine artıyor.

Ancak endokrinoloji uzmanları şişmanlığa sebep olan yeni faktörler de keşfettiler. Bilimadamları 'elbette ki insanların yakabileceğinden daha fazla kalori edinmesi her zamanki gibi en büyük problemimiz' diyor ancak işin içinde başka faktörlerin de olduğunu belirtiyorlar. İşte şişmanlığa sebep olan gizli düşmanlar:

1. UYKU PROBLEMLERİ
Yapılan araştırmalar, günde 12 saatten az uyuyan okul çağı çocuklarının, 12 saat ve daha çok uyuyanlara göre 3.5 kat daha fazla obezite riskine sahip olduklarını ortaya koyuyor. İşin en ilginci anne-babanın obez olması, hareketsizlik, uzun saatler TV seyretmek gibi faktörlerin hiçbir bu çocuklarda uyku kadar etkili olmuyor! Bilimadamları bunu uyku sırasında leptin hormonunun seviyesinin düşmesine bağlıyor.

Çünkü leptin vücutta metabolizmanın hızlanmasına yardımcı oluyor ve açlık hissini önlüyor. Bu süreç yetişkinlerde de aynı şekilde işlediği için gece uykusuna özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Uyku öncesinde yapacağınız ılık bir duş ve içeceğiniz bir bardak sıcak süt sizi daha da rahatlatacak. Eğer kronik bir uyku probleminiz varsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.

2. GENETİK MİRAS
Gen araştırmaları şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki vücut ağırlığının yüzde 70'ine kadar olan kısmını genlerimize sadece yüzde 30'luk bir bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Bilimadamları şişmanlığa yol açan gen sayısının 30-100 arasında olduğunu söylüyor.

Hepsinin tek başına çok küçük bir etkileri var. Ancak bir araya geldiklerinde tartının ibresini fırlatıveriyorlar. Buna göre iştahı artıran genler, vücuda elma veya armut formunu veren genler, metabolizmayı yöneten genler belirlenmiş durumda. Yuvarlak genlere sahip olanların maalesef yediklerine çok dikkat etmesi gerekiyor. Her şeyden önce özellikle yaşamın belli dönemlerinde özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin hamilelik döneminde veya menopoza girerken. Doktorlar gelecekte bu gen durumunu dengeleyecek ilaçların çıkacağını söylüyor. Ama o zamana dek yapılacak şey beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek.

3. İLAÇLARIN ETKİSİ
Pek çok kadın bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı kilo problemlerinden haberdar. Aslında sadece doğum kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor. Örneğin bazı depresyon ilaçları 3-4 kiloya kadar artışa sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa ekstra 2 kilo anlamına gelebiliyor. Diyabet ilaçlarının 3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya kadar artışa sebep olduğu biliniyor.

Bu yüzden özellikle diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişeniz varsa bunu mutlaka doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir alternatifiniz olabilir.

4. KLİMALAR
Üşüdüğümüzde veya terlediğimizde vücudumuz ısıyı ayarlamak zorunda kalır ve bunun içinde enerjiye ihtiyacı olur. Klimalar ise işte bu görevi üstlenirler. Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde sıcakta veya soğukta kilo verdikleri gözlemlenmiş. Gün boyunca sabit olarak ısıtılan veya klimayla soğutan mekanlarda yaşıyoruz. Bu ısı ortalama 26 derece civarında. Ve tam da bu ısıda ekstra hiçbir şey yakmak mümkün değil. Bu yüzden vücudunuza rahat vermeyin ve onu zaman zaman ısı değişimlerine maruz bırakın. Mesela saunaya girin ardından buz gibi havuzda yüzün. Hatta bazı geceler pencereler açık olarak uyumaktan korkmayın. Bu sizin bağışıklık sisteminizi de harekete geçirecek emin olun.

5. EVLENMEK
Sadece kişisel tecrübeler değil bilimsel araştırmalar da evliliğin yemek alışkanlıklarını hem kadın hem de erkek açısından bilinçsizce değiştirdiğini ortaya koyuyor. İngiltere Newcastle Üniversitesi bilimadamları, yaptıkları çalışmalarda evlendikten sonra erkeklerin daha sağlıklı beslendiklerini, kadınlarınsa yemelerine çok fazla dikkat etmeyip kilo aldıklarını ortaya çıkarmış. Uzmanlar bunun sebebini kadınların daha fazla et ve büyük porsiyonlarda yemek yemesine, evlilikle ilgili strese daha yatkın olmalarına ve genel olarak sağlıksız beslenmelerine bağlıyor.

Peki bu konuda ne yapılabilir? Bilimadamları esprili bir cevap veriyor ya bekar kalacaksınız ya da eski sabit beslenme alışkanlığınızı devam ettireceksiniz.

6. NİKOTİN
Her geçen gün daha çok insanın sigaradan vazgeçmesi sağlık açısından çok güzel bir şey. Ancak bunun etkilerini sadece ciğerlerde ve deride değil maalesef tartıda da görüyorsunuz. Amerika'daki Michigan Üniversitesi bilimadamları sigarayı bıraktıktan sonra sanıldığından da çok kilo alındığına dikkat çekiyor. Diyelim sigara içerken 2-6 kilo fazlanız varsa sigarayı bıraktıktan sonra bu fazlalık rahatlıkla 7-8 kiloyu bulabiliyor. Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve metabolizma çalışmasını hızlandırıyor. Ancak kilo bile alsanız yine de değer çünkü sağlığa nikotinden daha fazla zarar veren bir şey yok.

Uzmanlar sigarayı bırakanların özellikle ilk 6 ay çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Kilo alımını önlemek, kilo almaktan daha kolay. Önemli olan bunun bilincine içtiğiniz son sigarada varmak ve buna göre bir bilanço yapmak. Yani daha az yemek ve daha çok spor yapmak.

7. YAŞ
Araştırmalar, insanoğlunun 20 yaşının ortasına kadar her ay 300 gram aldığını gösteriyor. Yaşlandıkça da kas grubundan kaybediyoruz. Ancak bu kas grubu önemli çünkü tek başlarına bile kalori yakmak için onlara ihtiyacımız var. 25-30 yaşlarında kilo daha da çok artıyor. Bu 40 yaşına kadar böyle gidiyor. Menopoz döneminde östrojen azaldığı için ekstra kilolar alınıyor. Bu yüzden yaşlandıkça kas egzersizlerine önem vermelisiniz. Ayrıca protein tüketimini de artırmalısınız. Çünkü kas gücünü artırmak için proteine ihtiyacınız var.

8. STRES
Bütün bir gün etrafta koşuşturursak aslında kilo vermemiz gerek değil mi? Ancak Amerika'daki Chicago üniversitesi'nde yapılan bir araştırma bunun aksini gösteriyor. Özellikle kadınlar stres zamanlarında lüzumsuz bir şekilde kilo alıyorlar. Üstelik stres faktörleri ne kadar artarsa o kadar çok kilo alıyorlar. Çünkü stres sırasında kortizol denilen bir madde salgılıyoruz. Bu da yağ hücrelerini harekete geçiriyor ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor.

Bu stres yükü haftalar boyu sürerse o zaman vücut, yağ deposu rezervini artırıyor. Bu yüzden kendinize zaman zaman mutlaka özel vakit ayırın. Stresinizin üstesinden gelebilmek için birileriyle konuşmak ya da düşüncelerinizi yazıya dökmek de iyi gelebilir. Boston Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre gerilimden en kolay kurtulmanın yolu onun üzerine gitmek.

 

Not: düzenli uyuyoruz, stres yok, evlenmek yok, ilaç içmek yok! sigara yok, klimalı ortamlardan uzak duruyoruz. :))

 

Alıntı..

 


Tarih: 08:37, 18/3/2008 Kategori: saglik
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

Kısa boyluysanız

Kısa boyluysanız...

Pantolon: Eğer vücudunuzun üst kısmını uzun göstermek istiyorsanız düşük belli pantolonlar tercih etmelisiniz. Bacaklarınızı olduğundan uzun göstermek için ise yüksek belli ve düz inen pantolonlar seçin. Kontrast renklerden ve iri desenlerden kaçının. Canlı renkleri üstünüzle aynı tonlarda olmak kaydıyla rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Ceket ve gömlek: Fazla uzun veya belde biten kısa ceketlerden kaçının. Bele oturan ve kalça hizasında kalan modeller seçin. Düşük belli bir pantolon giymek istiyorsanız üzerine saçaklı, püsküllü veya payetli bir gömlek kullanabilirsiniz. Altla üst arasında renk kontrastları yapmayın, illa bir kontrast yapmak istiyorsanız, kumaş türü kontrastları uygulayın: ipek bir elbise üzerine jean ceket gibi.

Elbise: Tek renk ve düz kesim elbiseler silueti daha uzun gösterir. Ayrıca kadınsı ve seksi kesimleri de rahatlıkla kullanabilirsiniz. Etek boyu baldırların ortasına hatta topukların hemen üstüne kadar inebilir.
Kiloluysanız...

Pantolon: Pantolonlarınızı mümkün olduğunca krep gibi dökümlü kumaşlardan seçin.

Üst: Özellikle pantolon üzerine, bacaklarınızın üst kısmına dek inen uzun tunikler giyin. Göz alıcı, dikkat çekici büyük desenler yerine tek renk ve koyu tonları tercih edin. Dekolte kullanmaktan kaçınmayın ama kalın ve belinizi saran kemerlerden kaçının!

Ceket: Dökümlü kumaşlardan olanları tercih edin; mümkünse önünü iliklemeden giyin. Ceketlerinizde büyük vatkalar yerine daha küçük, omuzlarınızı hafifçe yükseltecek vatkalar kullanın.

Elbise-etek: Asla vücudunuzu sarmamalı. Streç kumaşlara veda edin. Vücuda yapışmayan, uçuşan kumaşlar idealdir. Renk olarak daha çok tek renk ve koyu tonlar kullanın. Emprime seviyorsanız minik desenlileri tercih edin. Etek boyu baldırlarınızın hemen altına dek inmeli; daha uzun boylar da rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Bütün kadınlara: Yanınızda bulundurun

Ne olur ne olmaz diyerek el çantanızda bulundurmanız gerekenler: Yedek bir çift çorap, küçük bir ayakkabı cila süngeri, iplik ve dikiş iğnesi, diş fırçası ve macunu, saç fırçası, törpü, kağıt mendil ve elbette makyajınızdaki parlamaları rötuşlayacak hafif bir pudra, dudak boyanızı gün içinde tazelemek üzere rujunuz ve parfümünüz.


Tarih: 09:02, 17/3/2008 Kategori: puf noktalari
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

sarı beyaz bebek yelegi

 

 


Tarih: 17:55, 16/3/2008 Kategori: orgu
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Vücut tipinizi bilin, iyi görünün

1- Vücut ölçüleri kıvrımlı ve biraz da toplu olduğu için dar giysiler giymekten çekiniyorsanız...

- Balık etli, hafif toplu kadınlar, genellikle bol giysiler tercih eder. Ancak unutmayın ki, bol kesimli kıyafetler sizi daha da kilolu gösterir. Bu nedenle üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran kıyafetleri tercih etmenizde yarar var. Ama dapdar kesimleri değil. Örneğin basene oturan ve sonradan bollaşan etekleri, dar bluzlarla tamamlayabilirsiniz. Kalçanıza oturan ve paçalara doğru bollaşan jean ve kumaş pantolonlar tam size göre. Kıvrımlı hatlarınız olduğu için belinize dikkat çekebilir, kıyafetinizi kemerle tamamlayabilirsiniz. Belinize oturan kemerli gömlek elbiseler de size uygun olacaktır. Kıyafetlerinizi seçerken kumaşlarına da dikkat edin. Tok kumaşlar vücudu daha toplayacağı ve saracağı için doğru seçim olacaktır. Ama siz siz olun, bol giysilerden uzak durun...

2- Maalesef armut tipi bir vücut yapınız var. Bu nedenle özellikle etek ve elbise seçerken zorlanıyorsanız .. 

- Kabarık eteklerden ziyade, üzerinize oturan ve düz inen etekleri tercih edin. Özellikle göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler ve belinize oturan ceketler giyebilirsiniz. Kruvaze, yani yandan birleşen elbiseler de tam size göre... Ayrıca boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları için doğru bir seçim olacaktır. Alt ve üst dengesini sağlamak adına göğüslerinizi kaldıran sütyenleri tercih edin. İnce çizgili bir takım da sizi daha ince ve uzun gösterecektir.

3- Vücut tipiniz oldukça minyon. Bu nedenle kıyafet bulmakta zorlanıyorsanız ...

- Minyon bir vücut yapınız varsa, en önemli kural kıyafetlerinizin üzerinize oturmasıdır. 60'lı yılları andıran belden bollaşan elbiseler ya da etekler sizin için ideal. Ancak etek boyunun diz altını geçmemesine dikkat edin. Minyon kadınlara kısa etek yakıştığı için, bacaklarınızı ortaya çıkartabilirsiniz. Ayrıca dolgu topuklu ya da platform topuklu ayakkabılarla boyunuzun daha uzun görünmesini sağlayabilirsiniz. Boru paça pantolonlar da daha uzun görünmenizi sağlar. Tek renk giyinmek ve koyu renkleri seçmek ise modern bir görünümün yanı sıra bütünlük de sağlar.

4-Hamilesiniz ve her geçen gün daha da kilo alıyorsunuz. Eski kıyafetlerinize de sığmanız mümkün olmadığı için bu dönemde neler giymeniz konusundaki öneriler....

 

-Bu yıl hamile kaldığınız için çok şanslısınız. Çünkü yeni sezonda hamile elbisesi görünümünde bol tunikler ve elbiseler çok var. Bu tip elbiseleri giyebileceğiniz gibi, karnınızın şişkinliğini belli eden giysilerle de çok şık duracaksınız. Kruvaze elbiseler, hem hamilelik döneminizde hem de daha sonrasında giyebileceğiniz kıyafetler arasında. Kısa bluzlar yerine karnınızı kapatacak uzun üstleri tercih edebilirsiniz. Eski jeanlerinizi yan dikişlerini açtırıp, lastik diktirerek değerlendirebilirsiniz. Göğüsten bollaşan elbiseleri pantolon üzerine giyerek de günümüz modasına uyabilirsiniz.

5- Çok ince bir vücut yapısına sahip olmaktan şikâyetçiyseniz. Kilonuz normalin altında ve boyunuz da uzun.

 

- Aslında çok şanslısınız. Bütün kadınlar sizin ölçülerinize sahip olmak için uğraşıyor... İstediğiniz her kıyafeti giymekte özgürsünüz çünkü vücut tipiniz müsait. Sezonun modası bol straplez elbiseler, skinny jean pantolonlar, göğüsten bollaşan tunik bluzların hepsi size göre. Size tek önerim, boyunuz uzun olduğu için yüksek topuklular yerine, düz sandaletleri ya da babetleri tercih etmeniz. Uzun olan gövde boyunuzu daha kısa göstermek için, yatay çizgili tişörtleri tercih edebilirsiniz. Göğüsleriniz küçükse dar bluzlardan kaçınmalısınız

Alıntı....sabah


Tarih: 10:19, 16/3/2008 Kategori: moda stil
Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY EDACA30